Kayıtlar

Eğitim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

EĞİTİMİN ÜZERİNDEKİ DESPOTİZM PRANGASI

EĞİTİMİN ÜZERİNDEKİ DESPOTİZM PRANGASI   İnsanın inkar edildiği ve yok edildiği otoriter eğitim modelleri, kendi ideolojik kurgularına uygun insan yaratmak şeklinde bir hedefi gerçekleştirme iddiası taşır. Modern dönem öncesine ait otoriter, ezberci, taklitçi, teslimiyetçi, bilim ve felsefe karşıtı insanı dışlayan sözde öğretim kurumlarında sahici anlamda bir eğitim söz konusu değildi. Medrese gibi yapılar, eğitim kurumu olmadığı gibi, modern ve medeni bir eğitim anlayışına dair hiçbir unsuru taşımamaktadırlar. Modern okullarda, bilim, sanat ve felsefeye değer veren, her bireyin aklını kullanarak katkıda bulunduğu özgürlükçü bir eğitim anlayışı etkili olmaya başlamıştır. Günümüzde insanları biçimlendiren popülizm, despotizm, ırkçılık, cinsiyetçilik ve fanatizmdir.  Popülizm ve despotizm, siyasal, sosyal ve kültürel iktidarı elde tutmak için eğitim alanını mutlak bir şekilde kendi kontrollerinde tutmak isterler. Çünkü cehaletin değişmez özelliği  otoriteyi sorgulatmamaktır...

DİN ANLATIMLARINDA YANLIŞLAR

  DİN ANLATIMLARINDA YANLIŞLAR “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et…” (16/125) Bugün “zihniyet biçimleri” olarak nitelendirilen anlayış farklılıkları, dini anlama çabamızda önemli farklılıkları da beraberinde getirir. Burada öncelikle bu farklılıkların İslam’dan kaynaklanmadığını, İslam’la özdeşleştirilemeyeceğini ifade etmek gerekir. Yani İslam, Allah’ın peygamberine Cebrail vasıtasıyla vahyettiği, Peygamberin de insanlara tebliğ ettiği dinin adıdır. Tebliğ süreciyle birlikte tamamlanmıştır. Bundan sonra kimsenin Allah adına, İslam adına, din adına söz söyleme hakkı yoktur. Hz. Peygamberin vefatından sonra Müslümanların vahyi anlama biçimleri değişiklik arz etmiştir. Yani İslam’ın insanlar tarafından anlaşılan yorumlanan ve üretilen, kültürleştirilen biçimleri de din olarak algılanmıştır. Beşer olarak Müslümanların çeşitli yorumlarla farklılaştıkları alan ise burasıdır. Bu farklılıklar, İslam/din değil, dinin farklı yoruml...

EĞİTİMDE ELEŞTİREL DÜŞÜNME

  EĞİTİMDE ELEŞTİREL DÜŞÜNME Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra/36) Ayette insanın bilmediği bir konuda söz söylemesi, hüküm vermesi, bilgisizce davranması, bilmediği tanımadığı kişiler hakkında ileri-geri konuşması, daha özel olarak yalancı şahitlik yapması, iftira atması, kısaca bilgi sahibi olmadan tahmine göre herhangi biri için maddî veya mânevî zarara yol açacak şekilde konuşması ve hareket etmesi yasaklanmaktadır. İnsan ya duyduğu ya gördüğü ile veya akıl ve vicdanıyla hareket eder; yani bilgilerimiz ya habere ya gözleme ya da akla dayanır. Ayette bu bilgi kaynaklarının doğru kullanılması gerektiği, bunlardan sorumlu olunduğu ifade edilmektedir. Kulak; “bu zamana kadar bu meselede ne söylenmişe”, göz; “bütün bunlar arasında inceleme yapıp bağ kurmaya”, kalp ise;   “kulak ve gözün verileri doğrultusunda sonuca varmaya” işaret etmeltedir.. 1. Öncelikle eleştirel düşünme beceris...

DEĞERLER EREZYONU

  DEĞERLER EREZYONU   Değer ve değerler; hem felsefede hem de başta sosyoloji, psikoloji ve antropoloji olmak üzere diğer sosyal bilimler literatüründe sıkça tartışılan konulardan biridir. Değerler, üzerinde çok durulan bir konu olmasına rağmen henüz kavramsal olarak yeterince açıklığa kavuşturulmuş değildir.   Değerler genelde inanılan, arzu edilen ve bir ölçüt olarak kullanılan olgulardır. Bir başka deyişle değerler genelleştirilmiş davranış prensipleridir. Bu sebeple değerler, yüklenmiş bir anlam ve kıymeti ifade ederler. Mesela bir taşın değer (mesela Haceru’I-Esved) olması böylesi bir değer yüklemeye bağlıdır. Bu tür atfetme ve yüklemeden soyutlandığı zaman bu taş sadece bir nesne olarak ortaya çıkar. Bu durum dinî değerler için olduğu kadar profan değerler için de böyledir. [1]   Değerler, yapılanları içselleştirme imkânı veren, inanışlar ve alışkanlıklar taşıyan, arzu edilen, her alanla ilgili, sosyalleşmiş olgulardır ve işlevsel olarak belirleyici...