SORUMLULUK VE ÖZGÜRLÜK
SORUMLULUK VE ÖZGÜRLÜK İnsanın hikâyesi, sorumluluk ile özgürlük arasındaki o gerilimli çizgide başlar. Bu çizgi, Kur’an’da iki güçlü pasajda çarpıcı biçimde görünür: Ahzâb 72 ve Şems 7-10. Bu iki metin birlikte okunduğunda, insanın ne olduğu değil; ne olabileceği sorusu açığa çıkar. Ahzâb 72’de “emanet”in göklere, yere ve dağlara teklif edildiği; onların bundan kaçındığı, fakat insanın onu yüklendiği ifade edilir. Bu, sıradan bir yükleniş değildir. Ayet, insanı “zalim” ve “cahil” olarak niteleyerek bitirir. İlk bakışta bu, insanı aşağılayan bir hüküm gibi durur. Oysa burada bir mahkûmiyet değil, bir imkânın riskine işaret vardır. İnsan, sınırlarını aşabilecek tek varlıktır; hem zulme hem de adalete yürüyebilecek tek özne odur. Cahil oluşu ise bilgisizliğinden değil, hakikati görmezden gelme potansiyelinden kaynaklanır. Bu potansiyelin iç yapısı ise Şems 7-10’da açılır: “Nefse ve onu düzgün biçimde şekillendirene; ona fücurunu ve takvasını ilham edene…” Burada insanın iç dünyası ...