KUR’ÂN’IN TARİH FELSEFESİNDE KİBRİN YERİ
KUR’ÂN’IN TARİH FELSEFESİNDE KİBRİN YERİ Kur’ân’ın tarih felsefesine baktığımızda kibir sadece bireysel bir ahlâkî zaaf değil, aynı zamanda toplumların yükseliş ve çöküş süreçlerinde belirleyici bir rol oynayan bir faktör olarak ortaya çıkar. KİBİR-İSTİKBAR-HELAK ÜÇGENİ Kibir Kibir, insanın yaratıldığını unutup kendini yeterli görmesi, hakikati reddetmesidir (Alak/6-7; A‘râf/146). Kibir bireyde epistemik perde oluşturur, bu da hakikate kapalılığı doğurur. Sonuç olarak birey düzeyinde gurur, toplumsal düzeyde ideolojik alt yapıya dönüşür . Kibir, bir “psikolojik eğilim”dir ama tarihin motor gücü olacak bir şeye dönüşür. İstikbar İstikbar, kibrin kurumsallaşması; güç, zenginlik ve otorite elitlerinin “üstünlük ideolojisi” üretmesidir (A’râf/75; Kasas/4,39; Zuhruf/51-54). Bu durum, hakikate karşı örgütlü direnç (Mü’min/56), adalet yerine imtiyaz düzeni ve halkın manipülasyonunu doğurur. Sonuç olarak, kibir ideolojiye, toplumsal ifsat ve tarihsel k...