MÜSLÜMANLARIN PRANGALARI
MÜSLÜMANLARIN PRANGALARI İslam tarihi boyunca Müslümanların yaşadığı en büyük krizlerden biri, vahyin canlı çağrısını zamanla donmuş otoritelere teslim etmeleridir. Kur’an insanı sürekli düşünmeye, akletmeye, sorgulamaya ve ahlaki sorumluluk almaya çağırırken; tarih içinde oluşan birçok yapı, insanı düşünceden çok itaate yöneltmiştir. Böylece din, hakikati arayan dinamik bir yürüyüş olmaktan çıkıp, çoğu zaman korunması gereken bir geleneğe indirgenmiştir. Kur’an’da insan pasif bir varlık değildir. Allah insandan sadece inanmasını değil; görmesini, anlamasını, kıyas yapmasını ve adalet üretmesini ister. Ancak tarih boyunca ortaya çıkan bazı zihniyetler, dini düşünceyi özgürleştiren değil; sınırlandıran bir işleve dönüşmüştür. Bunun sonucunda Müslüman toplumlarda “iman eden insan” yerine “taklit eden insan” tipi yaygınlaşmıştır. Bu düşünsel prangaların başında kutsallaştırılmış gelenek gelir. Gelenek elbette insanlığın hafızasıdır; ancak vahyin önüne geçtiğinde hakikatin ö...