NUH (AS) KISSASI NE SÖYLÜYOR?
NUH (AS) KISSASI NE SÖYLÜYOR?
Nuh kıssasını sadece tarihsel bir olay gibi okumak, onun asıl mesajını
kaçırmak olur. Bu kıssa, insan psikolojisinin direnç noktalarını ve toplumların
değişime karşı geliştirdiği savunma mekanizmalarını açık bir şekilde ortaya
koyar.
Nuh kıssası aslında şu döngüyü anlatır: 1. Hakikat ortaya çıkar.
2. Toplum direnç gösterir. 3. Elitler karşı çıkar. 4. Zayıflar kabul eder. 5. Çatışma
büyür. 6. Kopuş yaşanır. 7. Yeni düzen kurulur. Bu döngü sadece geçmişe ait değil,
bugün de bireysel ve toplumsal düzeyde sürekli tekrar eder.
Statükonun Korunması: Toplumun ileri gelenleri (mütref/elitler) Nuh’a karşı çıkar. Çünkü
yeni mesaj/vahiy mevcut güç düzeninin yıkılması, inanç değişimi, ekonomik
ve sosyal yapıda değişiklik getirmiştir. Bu durum sosyolojide, statü
kaybı korkusu, iktidarın korunması refleksi olarak bilinir.
Müminun/24-25:
Bunun üzerine, kavminden inkârcı olan ileri gelenler şöyle dediler: "Bu
ancak sizin gibi bir beşerdir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer
Allah dileseydi melekler indirirdi. Bunları geçmiş atalarımızdan işitmedik. O,
kendisinde delilik bulunan bir adamdır. Onu belli bir süre gözetleyin."
A’raf/60: Kavminin önde gelenleri:
“Biz seni apaçık bir sapkınlıkta görüyoruz.” dediler.
Alay ve Küçümseme (Savunma Mekanizması): Nuh’a “Biz
seni sadece bizim gibi bir insan görüyoruz.” dediler. Bu, klasik bir
savunmadır. Mesajı çürütmek yerine mesajı getiren küçümsenir. Böylece kişi
kendi konumunu korur. Bu durum modern psikolojide; ego savunması, projeksiyon
gibi mekanizmalarla açıklanır.
Hud/27: Kavminden ileri gelen inkârcılar: “Biz senin ancak bizim
gibi bir beşer olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü
görmüyoruz. Sana uyanların da dar görüşlü ayak takımından ibaret olduğunu görüyoruz.
Hatta sizin yalancılar olduğunuzu sanıyoruz.” dediler.
Yalnızlık ve Sabır Psikolojisi: Nuh’un en çarpıcı yönü, uzun
yıllar süren yalnız mücadelesidir. Bu bize şunu gösterir. Hakikati
savunan kişi çoğu zaman çoğunluk tarafından dışlanır. İçsel dayanıklılık olmadan
bu süreç sürdürülemez. Nuh’un duası bir kırılma noktasıdır. Artık sadece tebliğ
değil, hesaplaşma talebi vardır. Bu da insanın sabır kapasitesinin sınırını
gösterir.
Nuh/26-27: Nuh dedi ki:
“Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden bir kişi bile bırakma. Sen onları bırakırsan
kullarını saptırırlar ve nankör facirlerlerden başkasını yetiştirmezler.
Toplumun büyük kısmı Nuh’un çağrısını reddeder. Bu, modern
psikolojide “Bilişsel Çelişki” (cognitive dissonance) ile açıklanabilir.
İnsanlar, alıştıkları inançları terk etmek istemez. Yeni hakikat eski düzeni
tehdit ettiğinde savunmaya geçer. Gerçeği inkâr ederek psikolojik konforlarını
korurlar. Yani mesele sadece “anlamamak” değil, anlamak istememektir.
Sınıfsal Ayrım: Nuh’a inananlar genellikle “zayıf” kesimdir. Elitler şöyle
der: “Sana en aşağılık insanlar uymuş.” Bu, tarihte sürekli tekrar eden
bir modeldir. Hakikat önce zayıf tabakada karşılık bulur. Elitler ise
çıkarları gereği direnir.
Toplumsal Körlük (Kolektif İnkar): Toplum sadece
bireysel değil, kolektif olarak gerçekliği reddeder. Bu şu anlama gelir: Yanlış
normalleşir. Doğru anormal ilan edilir. Bu durum modern sosyolojide, kitle
psikolojisi ve norm sapması olarak incelenir.
Kopuş ve Yeniden Kuruluş (Tufan): Tufan sadece
fiziksel bir felaket değil, aynı zamanda bir medeniyetin sonu. Yeni bir
başlangıcın doğumudur. Burada gemi, fiziksel kurtuluş aracı olmanın
ötesinde değerleri taşıyan bilinçli azınlığın sembolüdür.
Hud/48: “Ey Nuh! Sana ve
seninle birlikte olan ümmetlere bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in.
Ayrıca bazı ümmetleri de bir süre yararlandıracağız, sonra onlara bizden elim
bir azap dokunacaktır.” denildi.
Müminun/27-28:
Biz de ona şöyle vahyettik: “Gözlerimizin önünde ve vahyimiz uyarınca gemiyi
yap. Emrimiz gelip de sular coşunca, hepsinden birer çift (hayvan) ile hakkında
azap hükmü verilmiş olanlar dışında ehlini gemiye al. Zulmedenler hakkında da
bana istekte bulunma. Çünkü onlar boğulacaklardır.” Sen ve beraberindekiler
gemiye yerleşince de ki: "Bizi zalim toplumdan kurtaran Allah'a
hamdolsun."
Sonuç: Nuh kıssası bize şunu söyler: İnsan gerçeğe değil,
alışkanlıklarına bağlıdır. Toplum hakikate değil, çıkarına göre hareket eder.
Değişim ise çoğu zaman azınlıkla başlar. Ve belki de en çarpıcı olanı: Tufan
dışarıdan gelmez, önce insanın içinde başlar.
Kur’an’da Nuh (a.s.) kıssası; Araf: 7/59-64, Yunus: 10/71-73, Hud:
11/ 25-48, Enbiya: 21/76-77, Mü’minûn: 23/23-28, Şuara: 26/105-122, Ankebut:
29/14-16, Saffat: 37/75-82, Kamer: 54/9-17, Fecr: 89/6-8 ayetlerinde ve Nuh
suresinde yer almaktadır.
Yorumlar
Yorum Gönder